Ölmek için çırpınan melekler tanıdım. 

 

Görmeseydim, duymasaydım, yaşamasaydın diyenleri, güneşi inkâr edip karanlığa gömülenleri tanıdım.

 

Haykırışlarını dinledim. Ansızın bağırmaya başlayanların sessiz çığlıklarını dinledim.

 

Yürüyüşlerini seyrettim. Karanlık dünyalarında renkleri çözenlerin yollarını izledim.

 

Acılarını, zevklerini hissettim. Bilmedikleri, paylaşamadıkları duygularını kalbimde yaşamayı bildim.

 

Yaşamın boşluğuna düşmüş, yolun sonunu bilmeden gidenlerin hep omuzlarında olan meleklerin, yazmakla yetinenlerini ve suret kazananlarını tanıdım.

 

Karanlık çökmüştü yine bu sahil kasabasına, yollarda ne bir insan ne bir canlı varlığa rastlıyordu. Yürürken sahile doğru yıldızlardan başka eşlik eden yoktu.

 

Bankta oturup bu koy üzerine kurulmuş şehirlerin ışıklarını seyrede dururken melekler konuşmaya başladı. Sağ tarafındaki melek kulağına bir şeyler fısıldıyordu. Bu sözler bu itamlar ne güzeldi. Sol yanından bir haykırış duydu korktu etrafına baktı kimseyi göremeyince tekrar manzaraya karşı duygulara daldı. O haykırış tekrar kulağına ilişti bu ses nereden geliyordu, kim vardı orada, ne istiyordu, nasıl yardım edebilirdi, etrafında o sesin sahibine bakındı. Kimse yoktu. Sağ kulağına fısıldandı yine melek, sesin kime ait olduğundan bahsediyordu.

 

Sol tarafına dönmüş meleğe ne olduğunu soruyor, meleğin derdini dinlemek istiyordu ama o kalbine oturmuş sadece ağlıyordu. Sol yanında bir şeylerin eksikliğini yaşadı o an. 

 

Kalbine baktı ve kalbindeki boşluğu seyretti. Sevginin, zevkin bulunması gereken o arazi bomboştu. Kör olmuştu melek göremiyordu, ondan ağlıyordu. Sen göremediğin duygular için ağlıyorsun, ben o arazideki boşluğu da görüyorum senin kör olmana sebep duyguların kapladığı siyahlığı da sen hissedemediğin için ağlıyorsun ben kalbimin her atışında o siyah noktaların vermiş olduğu acıyı tadıyorum diye söylendi meleğe.

 

Sağ yanı yalnız bırakmadı yine manzaranın güzelliğinden bahsediyor başka şeylerle avutmaya çalışıyordu. Sağındaki meleğe;

 

Hakikati bilmek istiyorum  

Seni okumak anlamak istiyorum

Kimsesizliğime çare bulacak

Derdi vereni devası ile istiyorum

 

Sessiz çığlıklar gittikçe büyüyor kulağını tırmalıyordu. Artık dayanamayacak göz yaşlarıyla meleğe eşlik etmeye başladı.

 

Yanan gönlüm yanmasın

Acıyan kalbim atmasın

Kanayan yarama merhem

Kabuk bağlayacaksa bağlamasın

 

Bir şeylerden bahsediyorsun güzelliklerden, sağdaki melek solumu dinlemiyorsun, kanayan yaraları hiç görmüyorsun diye söylendi. 

Halime bakıp sorma bana

İyilik olsun diye yaranma

Git beni de al ve git

Yanımda sıcaklığın olmayacaksa

 

Mutluluklardan bahseden melek tüm güzellikleri yanına alıp gitmişti. 

 

Gözelerimi açtığımda bir gülüş

Varsa yoksa hayal ve düş

Rüyalarda karanlığa gömüldü

İyisi unutmak için yollara düş

 

Banktan sessizce ayrılmanın vakti gelmişti ama sessiz çığlıklar kalbinde her zaman ona eşlik edecekti.

 

Soldaki melek yaşanan hayatın acı gerçekleridir. Sağdaki melekse yaşamın sunduğu güzelliklerdir.

 

Yaşam bizlere her zaman güzellikleri sunar fakat hayatın yaşanmış gerçekleri kötülüklerden ve olumsuz olaylardan kör olur yaşamın güzelliklerini göremez.