Arka sokakta sessizce bekledim, bir ömürde beklerim, sırtına yükte olmam, meraklanma döner arkamı giderim.
Nitekim olanlar oldu sözün adabına bastın kalayı, ah..., söze gerek yok, döner arkamı giderim.

Nereye bakıyorsun "ey yabancı" mavilerin en mavisine.
Seyre seyir katıyorsun "ey yabancı" mavinin yeşiline.
Siyaha beyaz oluyorsun "ey yabancı" renksizlerin renklerine.

Seninle bir yola koyulduk,
Olmadığı zaman, olmadı,
Sen bana ben sana uzak kaldık,
Gözlerimi kapatıp içime ağladım.
Ve sen,
Yolun sonunda suyunu ayrı koyuyordun,
Koca tasın en ufağına.
Başın alıp gidiyordun,
Burnunun en dikine.
Peşinden koşarlar sanıyorsun, 
Delinin delisine.
Yanılıyorsun,
Ey yabancı.

Yanılıyorsun.
Alan memnun değil veren neden memnun?
Farkında mısın?
Buradayım.
Her hangi bir yerde...
Sana ait olan...
Ve ben bana ait.

Poz veriyorsun merceğin en delisine.
Akıl olsa bakar mı sen gibisine.
Nerelere bakıp bakıp dalıyorsun.
Denizlere dalgalar saçıyorsun.
Tripotu tutan da kim?
Sen önünü bile göremiyorsun.
Körlere nihavent veriyorsun.
Beni çerçevenin dışında bırakıyorsun.
Merceğe olabildiğince merceğe,
Gözlerin alabildiğince  merceğe,
Bak!
Bak yabancı.
Başın dik dursun.

Öyle derin, manalı süzme ırakları,
Pozları ziyan ediyorsun,
Mavinin yeşilini harap ediyorsun,
Gök kuşağını siyah eyliyorsun,
Ey yabancı,
Başın dik dursun.
Merceğe olabildiğince merceğe,
Gözlerin alabildiğince  merceğe,
Bak!
Bak yabancı.
Başın dik dursun.