Hangi dalga alıp götürür, atar beni kıyılara,
Denizin ortasında yorula durmuşum.
Hangi el alıp götürür, takar beni ataşlara,
Masanın ortasında yalnız kalmışım.

Yedi yazdım kağıda, yedide yedi.
Kayık yedi denizi de birden gezdi.
Koca koca yediler, bir türlü bitmedi.
Ayak altına yedi yolluk olmuşum.

Keşfi keşf dolandı harfler,
Her sözü her heceyi teklediler,
Ömrü sek hüzünle yediler.
Mezelerin arasında unutulmuşum.

Arşın arş gezerken gök kubbe seyreder.
Karşın karş toprak eşelediler de gömdüler,
Ne dillediler ne dinlediler hep bellediler,
Sada içinde sağır dilsiz bilinmişim.

Ayrı gayrı durur yedi tepe.
Yedi tepede de bir bulut ben yağdırır.
Ateşleri sönerken tepelerin,
Toprağın altında ben yanar.
Külleri anılır tepelerin,
Geriye bir kömür ben kalır.

Koca kağıt,
Ortasında yedi...
Yedi! O ne? Yedi de ne?
Sadece yedi!
Yedi tepe, yedi tip, yedi tipi,
Yedi kıta, yedi kat , yedi katman, yedi katran,
Yedi harf, yedi söz, söz yedi, sen yedi, ben yedi.
Koca bir yedi, sadece yedi!
Kağıda baktı, baktı da gitti.
Pusulayı attı da gitti.

02.2017