Bu seri kendi içsel dünyamı yansıttığım blogumla ilgili detayları paylaştığım, belki okurla sohbet imkânı bulabileceğim, bir seri olsun istiyorum. Birinci yazıda kurulumundan gelişimine kadar blogun biraz tarihçesinden bahsetmiştim. Bugün bu yazımda ise bu blog neleri takip ediyor, ne yapmaya çalışıyor ondan bahsedelim. 

Blog kimleri takip ediyor, neler yapıyor;

Feriha Hanım Anlat, anlat. Vakit geçmiyor zaten, akşamı zor yapıyoruz “ dedikten sonra beni hiç dinlemeden sohbete son veriyor ve içimden bu hikâyede Feriha çapkın bir kadın olsaydı ne olurdu diye geçiriyorum sonra sessizliğe karışan Feriha’nın ardından öylece kalakalıyorum bankta tabi ki olan boşa giden zamanıma oldu. Ne verimli geçti, ne eğlenceli. Resmen çöp oldu bugün. Ama belliydi sabahdan bi keyifsizdim. Ama bu sadace bugüne özel değil.” Kim bana bakacaktı benimle kim ilgilenecekti ki Bakın öğrendim artık. Kim olursa olsun güvenmek yok. Artık tüm içtenliğinizle konuşabileceğiniz bir sırdaşınız yok. Kimseye değer vermek yok. Benim insanların bitmeyen egolarıyla uğraşacak zaten vaktim yok. Farkettiyseniz sizin yüzünüzden artık sokaklarda samimiyetle gülen insanlar bile yok.” Diye içerlenip parkta kaykay yanındaki demire bağlanmış üçlü balonu kaptığım gibi “Sadece izle” yerek içimden “Hayat işte” diye söylenerek etrafa bakına bakına uçuşuyorum birde ne göreyim, iri yarı, gür kaşlı, gür bıyıklı ve sakallı, oldukça küstah tavırlı bir adam”, bu durum biraz canımı sıktı ki biraz duraksayıp yanına uğradım ve yanına varınca şaşırıp kaldım, alçak gönüllü duruşuyla sade bir kadın yansıması göze çarpıyor”du ne diyeceğimi şaşırdım, bu odun parçası şaheser görülmeye değerdi.

Bundan sonra gezindiğim topraklar hep gavur memleketi oralara pek girmeyeceğim ama şöyle blogun geleceğinden biraz bahsedelim.

Kütüphanemden birkaç kişisel gelişim kitabını çıkardım ve çalışmalara hız verdim yakında kişisel gelişim konusunda ve NLP üzerinde yeni paylaşımlar olacak. Hatta birkaç paylaşım şimdiden hazır. 

Sağlık kategorisi ve kişisel gelişim en çok önemsediğim konulardan, bu konuda bir Lupus hastası olarak Lupus dünyasına giriş yapıp buradaki başlattığım bilinçlenme hareketine desteğimi büyük ölçüde tamamlayıp sonrasında kronik hastalıkların geneline ve ardından genel sağlık konularına değinerek devam etmeyi umuyorum, umarım faydalı içerikler oluşturabilirim.

Bildiğiniz gibi bir paylaşımı tasarlayıp metne dökmek öyle kolay olmuyor maalesef, “hele bu insanların hayatına bir şekilde dokunacaksa” bu yüzden kişisel gelişim ve sağlık ile ilgili paylaşımlarda hassas davranmaya özen gösteriyorum ama yine de gözümüzden kaçan olur, bir hatalı söz ederiz şimdiden affedin. (Tabi, lütfen geri bildirimde bulunmayı unutmayın, hemen hataları telafi edelim.)

Sinema dalında dizi, film içeriklerini ziyaret ettiğimde gördüm ki bu konuda bayağı cahil cühela bir insanım. Bu konuda kendimi geliştirmeye ve sinema kültürünü edinmeye çalışıyorum. Bu hususta gerçekleştireceğim yorumlamalarda umarım başarılı olur. Bu zamana kadar ki film yorumları genel geçerdi ve genelde ana tema üzerinden yazdığım aslında birer fıkraydılar. Ancak bu hafta sonu için bir film yorumu derlemeye çalıştım, hafta sonu yayınlandığında okuyup yorum yaparsanız bende değerli geri bildirimler elde etmiş olurum.

Hayatta birçok başarısızlığımız oldu ve bu başarısızlıkların kimi kendi hatalarımızdan kaynaklı, kimi tecrübesizliğimizden kimi ise kaçınılmaz bir şekilde bizim dışımızda gerçekleşen durumlardan kaynaklandı. Bu bahsettiğim tiplerin her birinden bir başarısızlığa sahip olan biri olarak artık başarısız olmak istemiyorum diyemiyorum dediğim gibi bazen başarısız olmak kaçınılmazdır ama kendimde bireysel olarak (son dönemde kendim dışında gerçekleşen başarısızlığımın ardından) edindiğim bu başarısızlık tecrübeleri ışığında artık daha başarılı işler ortaya koymak istiyor herkesin bu idealde, yorulmadan mücadele edebilmesi adına bu alanda, kişisel gelişim kategorisinde paylaşımlar hazırlıyorum. Umarım bu paylaşımlar hem bana hem okuyan değerli okurlara birer fayda sağlar.

Bazı şarkılar vardır, hikayesi bir şarkıya sığmaz, anlatsan roman olur. Usul usul anlatır şarkı dinleyene arkasındaki koca bir hikâyeyi. Bundandır bazı şarkıları çok sevişimiz.

Bir şarkı söyleyelim beraber, yarınlara umut kalsın!

Sonbaharı özleyenlere...


Memleketime komşu Artvin’den fotoğraflar.




Bu metnin kimi yerinde hüzün oldu, kimi yerinde sevinç, kimi yerinde başarıdan kimi yerinde başarısızlıktan bahsettik, sonra şu yeşil ormana bakıp bunların hepsini şöyle bir düşündük…

Psikoterapide "karşıtlıktan kaçınma kuramı" vardır. "Çok güldük, şimdi kesin ağlarız!" tanıdık gelmiştir mutlaka. Bu bir ruminatif bozukluktur, düşünce ve duygu bozukluğudur. Böyle düşünen insanlar "duygusal dalgalanma yaşamaktan endişe duyan", negatif durumlar kadar pozitif durumlara da tahammül eşiği düşük olan insanlardır. Hepimizin içinde olan "ne olumsuz, ne olumlu, dengeli bir ruh haline ulaşma" dürtüsü, bu insanlarda aşırı çalıştığı için "olumsuzluk kadar olumluluğu da bir tehdit olarak görme" davranışı gelişir ve bu insanlar kendini normal sınıra döndürmek için "endişe"yi kullanmaya başlarlar. "Çok güldüm, ağlayacağım". "İyi konuştum, nazar değecek" ya da "Kesin talihim dönecek, hayal kırıklıkları, yenilgiler köşebaşında beni bekliyor"...

Şu korona günlerinde değil mi böyle bir psikoloji insanı yiyip bitiren. İyi bir şey oldu diye asla kötü bir şey olamaz kötü bir şey oldu diye de asla iyi bir şey olmaz. Ancak iyi olanın değeri kötü ile ölçülür ve bilinir. Aynı durum kötü içinde geçerlidir. Yani iyi ve kötü birbirlerinin referans noktasıdır.

Korona sürecinde uzun bir süre evde kaldık ve psikolojimizi korumamız gerekiyor. “Corona yüzünden pek çok kişinin tatil planları suya düştü. Ama gerçekten bu durum her açıdan negatife yol açtı. Özellikle de küçük esnaflar çok zor günler geçiyor. Peki sizlerin nasıl geçiyor?”

Evet dünyada korkunçluklar var, adaletsizlikler, yenilen haklar, akıl almaz üzüntüler var. Fakat dünyada sevgi, merhamet, şefkât, karşılık beklemeden yardımseverlik de var. Dünyada hastalıklar kadar iyileşmeler de var, ölümler kadar yeni gelenler de var. Bunların içindeki "denge"yi görmeyi başaramazsak; "Tanrı neden tüm bu kötülüklere izin veriyor?" dersek meselâ... Bir arpa boyu yol aşamayız. Hayat; denge'dir....

Şimdi söyle bana; bir denize kaç dalga sığar?


Sırasıyla alıntılar;

Feriha hanım: https://sadevederin.blogspot.com/2020/07/feriha-hanim-parkta-6.html
Verimsiz geçen zamanlar.. : https://sadeceyankimvegolgem.blogspot.com/2020/07/verimsiz-gecen-zamanlar.html
Merhaba bu yeni ben... : https://tengilimesra.blogspot.com/2020/07/merhaba-bu-yeni-ben.html
Sadece izle (ilk resim)  : https://tequreq.blogspot.com/2019/08/sadece-izle.html
ÖYLE BİR HEYKEL Kİ : https://belgineryavuz.blogspot.com/2020/07/oyle-bir-heykel-ki.html
Bazı şarkıların hikayesi kendinden büyüktür duymak isteyene! (resim 2 ve 3 ) : https://nurruyakara.blogspot.com/2020/07/baz-sarklarn-hikayesi-kendinden.html
Bir denize kaç dalga sığar?* (resim 4) : https://cerenin-gunlugu.blogspot.com/2020/07/bir-denize-kac-dalga-sgar.html