Bir önceki yazımda 2015 yılında kaleme almış olduğum hastalık hikayemi paylaşmıştım. O günden bugüne neler değişmiş neler olmuş gelin yakından bakalım.

2015’te pozitif bir şekilde sonlandırdığım sürece varmam bir yıl sürmüş ve bu süreç yatılı olarak geçmiş idi. Çok kötü bir senaryonun ardından rahat bir nefes almak gerçekten mutluluk verici tabii.

Bu hikâyeyi yazdıktan yaklaşık altı ay sonra iş başı yapmış ve çalışmaya başlamıştım. Çok yoğun tempo bir iş potansiyeline sahip olmadan rahat bir işte iki yıl geçirdim. Bu süreçte hastalığın yıkımlarını yeni yeni üzerimden atıp ayağa kalktığım için dikkatli bir yaşam sürüyordum.

Bu işten ayrılıp kendi işimi kurduğumda yavaş yavaş artan iş yoğunluğum ve ardından gelen yorgunluk ve stres hastalığı ciddi anlamda tetiklemiş olsa gerek ki bu süreçte ek tedaviler görmem gerekti.

2019 Ağustos ayında akciğer şikayetlerim üzerine çekilen tomografide zatürre olduğum ortaya çıktı ve bu zatürre tedavisinin ardından hiç gribim geçmedi, sürekli olarak hastalık şikayetlerim oluyordu.

Lupus hastasının kötü yanı tedavide bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçlar kullanıldığı için sürekli olarak enfeksiyonlardan korunmanız gerekiyor, biri yanınıza grip olarak gelse ve size bulaştırsa o kişi bir haftada iyileşebilirken bizim gibi hastalarda bir ayda iyileşme ancak gerçekleşiyor. Genel olarak ilaçsız iyileşmekte pek mümkün olmuyor.

Bu önü ardı kesilmeyen grip ve boğaz enfeksiyonlarından dolayı defalarca hastane acillerinde bulundum. Bu durum hastalığımın iyice alevlenmesine sebebiyet vermiş olacak ki mevcut tedavi yetersiz kalmış şikayetlerimin artmasına ve yorgun düşmeme sebebiyet vermişti.

2020 nisan ayında doktor kontrolüne gittiğimde kan testi sonuçlarımda tüm dengelerin bozulduğunu gördük hemen hastane yatışım gerçekleştirildi ve bir haftalık yoğun tedavi uygulandıktan sonra tedavi olduğum hastanenin pandemi hastanesi olması ve yattığım serviste de birçok korona virüs hastası bulunması risklerinden dolayı doktorum çıkışımı verdi ve haftalık kontroller ile evde tedavime devam edildi. Haziran sonuna doğru artık yürümeye başlamakla beraber hala sokağa çıkabilecek güce sahip değilim.

Lupus bir kez daha kısa bir sürede hayatımı alt üst ederek hayatımın bir yılını daha beni yatağa hapsetti.

Lupus’la yaşama dair birkaç istatistik.

2014 hastane 40 (33 gün haziran- temmuz, 7 gün ekim) günlük hastane yatışından sonra 06.2020 ye kadar 10 günlük hastane yatışı.

2014 temmuzdan 06.2020 tarihine kadar 163 hastane ziyareti, 50 – 60 adeti acil ziyareti

Yaklaşık 1200 iğne, yaklaşık 20.000 tablet ilaç, yaklaşık 300 adet toz ilaç

Lupus nedir ne değildir özet bir şekilde ilk yazıda bahsetmiştim burada pek detaya girmeye gerek duymuyorum, bunun için geniş bilgilere yer verdiğim yazıyı paylaşıyor veya paylaşmış olacağım.

Şu dönemde beslenme alışkanlıkları olarak potasyum diyeti yapmaktayım. (Böbrek rahatsızlığından dolayı) bu süreç ile ilgili beslenme düzeni ve alışkanlıkları ne şekilde organize etmek gerekiyor detaylı yazıları daha sonraki metinlere bırakıyor, şimdilik yazımı burada sonlandırıyorum. Sağlıcakla kalın.