Aşüftenin Dudakları

 

Ne demeli yalnızlığa bahtı kara

Söz sukut, sukut güneş, gönülde ateş

Hüküm kıyılırken cılız kahkaha

Kimsenin kimsesiz alayında

Adım bir aşüftenin dudaklarında

Dönüp ardıma baktığımda

Anladım

 

Ad başka, nizam başka, yol başka

Elin elinde mazim olmuş laçka

Yüzsüzün yüzüne doğduğunda

Adım bir aşüftenin dudaklarına

Düştüğünde

Anladım

 

Sevmek ne acı, aşk sevişmek, evlilik zina

Yazılmış mektupta çiçek solmuş

Pulsuzun pulunda sözlerim

Postacının düşen yüzünde

Adım bir aşüftenin dudaklarında

Dönüp ardıma baktığımda

Anladım

 

Ne namus, ne haya, bakar tek kurşuna

Bir laf dolanır adın mıh gibi dokuza

Halatı dola bu gece boynuma

Ve öldür beni bir kez daha

Adım bir aşüftenin dudaklarında

Dönüp ardıma baktığımda

Anladım

 

Zaman kısa, pusula bozuk, yürek yara

Bu nasıl sürgündür yüreğim

Adımımı attığımda asmalı köprüye korkmadım

Yürümekten, sana koşmaktan

Mevzu bahis sana varmak değilmiş

Adım bir aşüftenin dudaklarına

Düştüğünde

Anladım

 

Sen cehennem zebanisi misin

Gözlerim sana baktığında tutuşur

Bir gül başında kaç bülbül uçuşur

Beceremedik biz sevmeyi

Nerden bilirdim elime batar dikeni

Tekmeleri yediğimde yere sere-serpe

Düştüğümde

Anladım


27.05.2017