Yazı yazarın tiyatro ile tanışma serüvenini ve tiyatronun insan üzerindeki etkisini konu almaktadır.

Dizgi: Yazara Dair
Konu: Tiyatro İnsan İçin İcat Edilmiş En Güzel Öğreticidir

Gözlerimizi  açtığımız bu  dünyada bizi eğiten aile bireylerimizin ardından eğitim hayatımızda da öğretmenlerimiz şekillendirir diye düşünüyorum . Birey belli bir yaşa kadar aile kültürü ve aldığı eğitim doğrultusunda hareket ederken büyüdüğünün ve farklılaştığının farkına vardığında ise hayatına ya iyi insanların ya da farkında olmadan kötü insanların bıraktığı izlerle yola devam eder.

Hayatımda kısıtlı arkadaş çevrem olsa da eğitimini aldığım ve bu yüzden gurur duyduğum bir çok öğretmenim oldu. Şimdi ise sizlere bir öğretmen değil, bir abiden bahsedeceğim.

Lise hayatımda coğrafya öğretmenim olan Mehmet Hocamızın düzenlemiş olduğu tiyatro kursuna katılmak istedim.  Bu heyecanlı program herkes için aynı duyguyu uyandırsa gerek ki hocamızın 'Tiyatro kulübüne katılmak isteyenler etüt sınıfında toplasın.' çağrısını duyan gelmiş.🙂

Etüt sınıfına gidince büyük bir cümbüşle karşılaştı herkes. Tiyatro bahane meğer hocamızı seven ve değer veren ne çok öğrencisi varmış. Bizler bu kadar kişi nasıl olacak diye düşünürken hocamız kimseyi kırmadan herkesin katılacağını söyledi ve ilk 3-4 hafta bizler için sabır haftası gibi bir şey oldu. Böylelikle devasa toplulukla başladığımız tiyatro çalışmalarımızda nefesi doğru kullanma, ekiple birlikte hareket etme, heyecanımızı yenme, konuşma becerimizi aktif hale getirme, tekerlemelerle ortamı şenlendirme ve daha bir sürü eğlenceli aktivitelerle tiyatroda kendimize katacağımız birçok becerinin temel eğitimini almış olduk.

Tabi yoğunluğun bol olduğu böylesine bir çalışma ortamına herkesin adapte olacağı düşünülemez. Çoğu birey ya temel eğitimden sıkılıp ya da hayal ettiği düşüncelerinden farklı şeylerle karşılaşınca 'adayı' terk etmeyi düşündü.🙂 Geride kalan ekip için ise bıyık altı gülüşmeler aşikardı. O ilk duyurudan sonra toplanan devasa topluluktan git gide bir şey kalmamaya başlamıştı. Kısacası, gerçekten isteyen hedefe ulaştı, istemeyense pes edip gitti.

Tiyatro temel eğitimine devam eden bizler 3 hafta sonra salonda sadece 25 kişi kaldığımızı gördük ki bu sayı yine zamanla azalma gösterdi. Her neyse ekipte kalabildiğim için mutluyum.🙂

Mehmet Hocamızdan hem ders içinde hem de ders dışında öğrendiğimiz birçok şey oldu. Zaten tiyatro dünyası bir başkaydı. Bu ekip hocayla daha yakındı ve hocamızı daha da yakından tanıma fırsatı yakaladı. Bu süreçte hocamızla abi kardeş gibi olduk diyebiliriz. Günlerimiz bazen resmiyetle bazen de son derece eğlenceli geçerdi.

Öğle aralarını tiyatro provaları olarak programlayıp haftanın 2 günü çalışmalarımızı sürdürürdük. Ekip provalara sıkılmadan giderdi, derslere gitmek bile istemezdik. O kadar samimi bir ortamdı ki  belki okul hayatımız boyunca birbirinin adını bile bilmeden okul dönemini bitirecek insanların ilişkisi orada dostluğa dönüştü. Herkes birbirine destekçi ve yardımcıydı, zaten hocamızda bize bunu yeterince aşılamıştı.

Tiyatro provalarımızın ilk haftası yukarıda belirttiğim gibi ekip içi kaynaşma, tiyatroyu tanıma, yapacağımız çalışmalar hakkında fikir sunma ve bol bol doğaçlama skeçlerle geçti.

Doğaçlama skeçler en heyecanlı ve en sevdiğimiz çalışmaydı. Mehmet hocamız bizi küçük ekiplere bölerek bir konu söylerdi ve bunun için sadece 5 dk. zaman tanırdı.🙂 Anında bir senaryo çıkaran bizler soluğu sahnede alırdık. İşin güzel olan yanı da hocamız bize söylediği konuyu bizi izleyen diğer ekiple paylaşmaz sahnedeki ekibi izleyerek bulmalarını isterdi.  Her oyundan sonra bizimle eksiklerimizi paylaşıp not alan hocamız bizimle beraber sahne alıp bize kendi birikimini sunmaktan kaçınmazdı. Gün geçtikçe gelişen bizler artık hocamızla oyunlar hakkında açıkça fikirlerimizi sunup bir beyin fırtınası yapmaktan çekinmezdik ve ortaya çokta güzel şeyler çıkarırdık.

Tiyatroyla kaynaşan bizler kısa skeçlerde olsa oynadığımız oyunlarda ekipmanlarımızın olmasını ister ve eğer önceden oynayacağımız oyun hakkında fikir sahibiysek ekipmanları ayarlayıp sahnede düzenlemeyi yapar ve sahneye çıkmayı heyecanla beklerdik. Hocamız bizim için ne kadar çaba gösterse de bizde onu mutlu etmek ve emeğinin boşa gitmediğini fazlasıyla göstermek için çalışırdık.

Tiyatroyla geçen üç yılımı elbette bu kadar anlatıma sığdıramam daha skeçlerimizin eğlenceli anları, sahne aldığımız anlar ve hocamızın bizi tiyatrolara götürüş maceraları ve sayamadığım bir sürü anı var hepsini sizlerle dizgi halinde paylaşacağım.

Tiyatro, insana insanı insanla anlatan en güzel sanattır. Öğrenmekten ve öğrendiklerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Sizde birilerinin öğretmeni olabilirsiniz, bunun en güzel şekliyse kişinin kendine öğretmen olabilmesidir.

cottonbro adlı kişinin Pexels'daki fotoğrafı