İçime prangalarla bağladığım korkularım, kaygılarım, üzüntülerim, sevinçlerim için:

“Artık konuşmalı ve içimdekileri ona söylemeliydim, heyecanla atıldım. Ona! Ona bakarak ilerliyordum. Oda beni  seyrediyordu tüm güzelliğiyle. Masanın üzerine oturmuş tertemiz haliyle duran beyaz kağıt parçasını elime aldım ve nefes nefese karalamaya başladım.”

Ben, Arif Kerim Çalışkan

1994 Kocaeli, Gebze'de doğdum ve büyüdüm. İlk okul çağlarımdan bu yana yazmaya düşkün biriyim. Mekatronik temelli eğitim hayatımın perspektifinden ağaçların, çiçeklerin, hayvanların mekanizmalarını çözmek üzere tefekkür etmekteyim. Lise sıralarında meraktan içimi kavuran insan mefhumu irdelenmeye ve hakkında yazılmaya değerdi. Günümüz teknolojisinde bile çözümlenememiş insan fizyolojisinin karmaşıklığı beni tefekkürün Kaf dağına çıkarmaya yetiyordu. Bazı biyoloji düşünürleri gibi maymun akrabalarımız varlığını savunmuyorum ama doğadaki diğer canlılarla ortak yanlarımızın oluşu ve bu denli köklü bağlantılarımızın varlığı meraka şayan ve araştırılmaya açık bir konudur. Kendi öz benliğimde bulunan ve bana karşı kumpas masalarında birleşen organizmalarımla lise yıllarımda tanıştım, bu zorlu süreç eğitim hayatıma etki ettiği gibi eğitim hayatımdan sonraki hayatıma da birçok etkisi oldu. Öyle ki bir insan kendi vücut fonksiyonlarının yönetiminden bile aciz bir varlıktı. Acizdim ve onunla yaşamayı öğrenmek ve onun kimliğimin bir parçası olduğunu kabullenmek zorundaydım. Lupus hayatta gelişen olaylara karşı daha sabırlı, dirençli duyarlı ve empati yeteneğimi geliştirmemi sağladı. Lupusa karşı savunma geliştirmek gibi bir gaye kendimi Lupus Savunucusu olarak görmemi sağlıyor. Bu durum yazmış olduğum tüm yazıları şekillendiriyor.

Kendi öz benliğim için: Diriliş Muştusu

Diriliş, kendi öz eylemine doğru ol alıyor.

Henüz bu yolun başındadır o. O, zoraki bir eylem peşinde olamaz. Ama günü ve saati gelince eyleminden de kaçınamaz. Böyle bir kaçış, kendi kendini inkar olur çünkü.

Diriliş ruhu ve düşüncesi, öbür düşünce ve ülkülerden ayrıldığı gibi, diriliş eylemi de öbür eylemlerden kesin bir şekilde ayrılır.

Ne kapitalizmin sömürüsü, ne komünizmin terörü, ne batıcılığın anarşizmi, ne taklitçiliğin ezberciliği, diriliş eyleminin özelliği olabilir. Ve ne hile, ne de pasiflik. Ne reklam ve ne de propaganda.

Diriliş eylemi, kişiliğin dışa vuruşu, kimliğin belirlenişi ve varoluş ısrarı demektir.

Tek tek çoğalmak. Durmadan bilinçlenmek. Bilinç kılıcını durmadan bilemek: Diriliş eyleminin çıkış noktası budur.

Sezai Karakoç

Duygularım için:

"Bir başkadır anlatmak, bir başka okuyup anlamak. Anlaşılmak için bir şeyler paylaşmak."

İnsanlık için:

Yazmak her zaman farklı bir davranıştı benim için, içini dökmek, kağıtla sohbet etmek, onu bir sırdaş olarak görmek. Diriliş muştusu kendi öz benliğim için, yaşadığım dünyayı anlamak, olayları kurgulamak ve insan psikolojisini kavramak gibi yeteneklerimin gelişmesini sağladı. Yani bu yolda hedefe durmadan ilerlememe ve her daim çalışmama ve geri durmamam için sebep oldu. Yazılarımı şekillendirirken bazı kriterler etrafında kalmaya çalıştım. Birey psikolojisi, sağlık ve dini inançlar gibi... Bugün geldiğim noktada yazdığım yazıların birilerinin hayatına dokunmak ve onlara bir şeyler katabilmek gibi bir amacı var. Yazdığım her sözün insan üzerinde oluşturmuş olduğu olumlu etkileri artırmak için dinamik yazar kimliğimi her gün geliştiriyorum.

Şiirlerim için:

“Ne bir Safi ne bir Karakoç’um, kalemim kaydığınca aklım şaştığınca yazanım.”

Eğitimim için:

2014 - Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO - Mekatronik Bölümü