Hakkında

Giriş

Ölümle yaşam arası bir yerde, biraz arafta, biraz muallak, biraz muamma, biraz aydınlık hayatın pençesinde karanlıktan kör olmuş çepeçevre bir mahzen içinde el fenerini aramakla geçen ömrümde nice göz yaşı misali dökülen bir kaç kelimedir bu kitap.

İçimde prangalarla bağladığım korkularım, kaygılarım, üzüntülerim, sevinçlerim için:
Artık konuşmalı ve içimdekileri ona söylemeliydim, heyecanla atıldım. Ona! Ona bakarak ilerliyordum. Oda beni seyrediyordu, tüm güzelliğiyle. Masanın üzerine uzanmış tertemiz haliyle duran beyaz kağıt parçasını elime aldım ve nefes nefese karalamaya başladım.

Yetmiyor ne kadar parlasan da
Seyirlik küçük bir izin kalıyor
Eteğinden süzülen huzmeler altında
Kalemim gölgesi kâğıdı kaplıyor
Senin başın dik benim eğik
Ne olacak?
Yazamazsın ki
Sana sitem ediyorum sanıyorsun
Senin duruşun tek parlıyorsun
Benimse yazışımda duruşumda bozuk
Bende bir abajur olmak isterdim masa başında

Hepimiz masumane düşüncelerle ve masumane duygularla başlıyoruz, hayata. Sonra kirleniyor kelimeler ve farklılaşıyor. Hayat kimimize hep gülüyor kimimize ise hep ağlıyor. Ancak çileli dünya hayatının için pek azımız gerçek mutluluğu yaşıyor.

Bu kitap kendi hayatımı, şiirlerle, sözlerle ve kendi hayatımı aktarmanın yanında mevcut sağlık sistemini ve gelişmekte olan yeni dünya düzenini, hayatımdan örneklerle aktarmaya çalıştım.

Keyifli Okumalar.

Cömert Bilge

Cömert Bilge mahlasını 2009 yılında lise okul dönemimin ilk yıllarında kullanmaya başladım. Mahlası beni temsil etmesi için seçmedim.

Cömert Bilge; beni temsil eden değil, hayal dünyamda şekillendirip takip ettiğim bir yol göstericidir. Ulaşılmak istenen bir hedeftir. Örnek aldığım önderime gönlünü vakfetmiş, zatı muhteremler, yazarlar ve sanatçıların karışımından oluşan bir hayali karakteri temsil eder.

Ulaşılması zor ve güzel bir hedef değil midir “bilge” biri olmak! Ve edindiği bilgi ve tecrübeyi paylaşan “cömert” bir birey olmak! İşte, bu kitabın yazarının altındaki dinamik eser çıkarma anlayışı buradan gelmektedir. Gönlümde yaşlandırdığım bu ihtiyarın nasihatleri doğrultusunda gelişen nesirleri ve şiirleri siz değerli okurlarıma aktarmaya devam edeceğim.

Söyle aşksız bir kalbin, atmayan ölü bir kalpten ne farkı vardır?
Söyle çürümüş kalpten insana ne fayda vardır?

Oku! Aşkın ateşi, yakacağı iki göz.
Açık ve seçik, çözül dizlerim.
Titrer arş-ı ala, lal kalır diller.

Oku! Dağ kadar boy varır mı göğe?
Kalpte çıban çıkmış bilirim.
Batar güneş kararır ufuklar.

Kork! İlm-ül yakin. Kork! Ayn-ül yakin. Kork! Hakk-ul yakin.
Bil! İlm-ül yakin. Bil! Ayn-ül yakin. Bil! Hakk-ul yakin.

Bu kitap, kendi hayatımı aktardığım, özgün yazı içeriğini “Sadakanın en faziletlisi, bir Müslim’in bir ilmi alıp başka bir Müslim kardeşine vermesidir.” şiarıyla okurla paylaştığım kristal parçalarını içerir.

“Ya ilim vericisi ol, ya ilim alıcısı; yahut sade dinleyici veya sevgi gösterici ol; beşincisi olma ki, helâke gitmeyesin!” – Hadis 31, Nur Harmanı, Necip Fazıl

Bu kitabın gayesi, çoğu yazımda değinmeye çalıştığım, okumak, okumak, okumaktır.

Birinci okumak: Kitabı Hakikati okumaktır.
İkinci okumak: Kainatı okumaktır.
Üçüncü okumak: Kendini okumaktır.

Yaşadığım müddetçe, inşallah, değirmende bir kova su olmak nispeti ile bu üç başlık altında içerikler oluşturup yayınlamak gayreti içerisinde olacağım.

“Uyanık olunuz! Şüphesiz dünya değersizdir. Dünyada olan mal mülk de kıymetsizdir. Ancak Allah Teâlâ’nın zikri ve O’na yaklaştıran şeylerle, öğretici ve öğrenici olmak müstesnadır.” (Tirmizî, Zühd 14)

İnsan okumayı elden bırakmamalıdır, ancak insan aynı zamanda kendini doğru ilimle meşgul etmeli ve boş malayani işlere gönül vermemelidir. Bu doğrultuda donatılmış olan bu kitapta her bir satırdan bir şeyler öğrenmenizi, öğrenirken eğlenmenizi, tebessüm ile düşünmenizi temenni ederim.

“Dinimiz aşk dini, ahlakımız aşk ahlakı olduğu gibi, nizamımız da aşk nizamıdır; İnsan, sevdiğiyle beraberdir.” – Hadis 23, Nur Harmanı, Necip Fazıl

Bu kitabın sayfalarını gezen okurlar bilmelidirler ki güzel ahlak İslam’ın malıdır. Bu değere sahip çıkmak ve İslam’la ahlaklanmak gereklidir. Bugün ilkel veya modern bir çok toplumun yaşam biçimleri incelendiğinde görülecektir ki İslam’ın olduğu topluluklarda, kültürler aynı olsa dahi daha temiz ve daha güzel ve daha ahlaklı bir yaşam vardır. Bunu her insan bu çağda birçok belgesel vb. medya içeriğinde gözü ile görerek tatbik edebilir. Bunun daha anlaşılır şekilde gözlemlenmesi için bu konuyu dünya yaşamlarına değinerek sizlere aktarmak gayesinde olacağım.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sözünün iyi anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı. Bir topluluğun yanına varıp onları selâmlayacağı zaman üç defa selâm verirdi. (Buhârî, İlim 30, İsti’zân 13)

Bu dava ile ayağa kalkan ve diriliş yolundan bir kılavuz olmak gayretine bürünen bu kitap umarız amaçları doğrultusunda hizmet etmeyi başarır.