Bu serinin ilk yazısını doğum günümden altı gün önce 25 Ağustos 2014 ‘te yazmıştım. Hemen ardından doğum günümde 31 Ağustos’ta…
Devamını Oku »Köşe Yazısı
Güneş batıp gün karardığında ortaya çıkan tatlı yaratıklar, evet onlar, onlara kirpi diyorlar. Gündüzleri olmayan bu hayvanlar gece olunca biranda…
Devamını Oku »Sizlere ölümsüzlüğü vadediyorum gelin, bunu beraber başaracağız. Ölümsüz bir dünya bırakacağız arkamızda, gelecek nesil bizim isimlerimizi anacak, kimse bilmese diktiğiniz…
Devamını Oku »İki yabancı birlikte ama yalnız… Sorsam aşkın tanımını yapar mısınız? Adı konamamış birlikteliklerde aşk arar mısınız? Peki ya sadakat… Uzun…
Devamını Oku »Merhaba blogum merhaba millet. Merhaba diyorum bloguma dahi çünkü bayağıdır yalnız kalmış idi. Bu yalnızlık ile klavye başına geçip bir…
Devamını Oku »Bir zaferi kutluyordum gözlerinde o gece, var oluşu sorguluyordum. Olağan Üstü Bir Gece; bir subay, hipodrom ve kötülük yapmak, zevk…
Devamını Oku »Sonbahar her yaprak döküldükçe ayrılığı hatırlatır ölen doğa içerisinde sararmış ve dökülmüş yapraklar insana yalnızlık hissi yaşatır. Dökülmüş yaprakların arasından…
Devamını Oku »Hani derler ya çıkar dilin altındaki baklayı diye işte bir de istediğin halde ağzından dökülemeyen kelimeler vardır. Fırsatı kollarsın olmaz.…
Devamını Oku »Serinin üçüncü yazısı ve tam iki yıldan biraz daha fazla bir süre sonra. Evet bir başkayım bu günlerde… Ateş çemberine…
Devamını Oku »Bazı sorular vardır cevabı olamayan. Sorulduğu an prangalar vurulur diline cevap veremezsin. Bazı sorular vardır duyulmak istenmeyen. Cevaplandığı anda dünyayı…
Devamını Oku »







